YURT DIŞI EMEKLİLIK IŞLEMLERI



TAHSİS İŞLEMLERİ

1. Aylık bağlama şartları

Kanunun 6 ncı ve Yönetmeliğin 13 üncü maddesinde Kanuna göre borçlandırılan sürelere istinaden hangi şartlarla aylık bağlanacağı belirlenmiştir. Buna göre aylık tahsisi için; yurda kesin dönülmüş olması, tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması, 5510 sayılı Kanunla mülga kanunların yürürlükteki hükümlerine veya sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmış olması ve Kuruma yazılı başvuruda bulunulması şarttır.

 

1.1.Yurda kesin dönüş yapmak

 

Yönetmeliğin “Tanımlar” başlıklı 4 üncü maddesine göre “kesin dönüş” ibaresi, aylık tahsis talebinde bulunanların yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesini, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almamaları durumunu ifade etmektedir.

 

Bu tanımda geçen “sosyal sigorta ödeneği” deyiminden, çalışma yaşamı süresince karşılaşılan hastalık, iş kazası, meslek hastalığı veya işsizlik gibi riskler nedeniyle iş göremezlik veya işsizlik gibi adlar altında yapılan ödenekler anlaşılmalıdır.

 

“Sosyal yardım ödeneği” ibaresi ise Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde tanımlanmış olup, bulunulan ülke mevzuatı kapsamında, geçimlerini sağlayacak hiçbir gelirleri olmayan veya mevcut gelirleriyle geçimlerini sağlamakta güçlük çeken kişilerin asgari geçim düzeyi ile sınırlı olmak üzere geçimlerinin sağlanması amacıyla kamu kurum ve kuruluşları tarafından muhtaçlık durumuna ve süresine göre ödenen, ikamet şartına bağlı nakdi yardımlar anlamını taşımaktadır.

 

Bu açıklamalar çerçevesinde borçlanma yoluyla aylık bağlanmasında aranan kesin dönüş şartı aşağıdaki usul ve esaslar dahilinde uygulanacaktır.

 

1) Kanuna göre yurtdışı sürelerini borçlananlara aylık bağlanmasında, öncelikle yurtdışındaki çalışmaları ve varsa ikamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneklerinin sona ermesi şartı aranacaktır. Kesin dönüş ifadesi hiçbir şekilde mutlak anlamda yurtdışında bulunduğu ülkeden Türkiye’ye döndükten sonra tekrar yurtdışına çıkış yapmama şeklinde değerlendirilmeyecektir.

 

2) Bir önceki maddedeki değerlendirmeye göre aylığın başlangıç tarihi itibariyle yurtdışında çalışmalarını sürdürdüğü veya yukarıda açıklanan ikamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaya devam ettiği tespit edilenlere aylık bağlanmayacaktır.

 

3) Kuruma ibraz edilen yurtdışı hizmet belgelerinde yer alan mecburi prim ödeme süreleri, kendi nam ve hesabına çalışmalardan dolayı isteğe bağlı sigorta süreleri, bakım süreleri ile borçlanma yoluyla ödenen primlere ait süreler, kendi nam ve hesabına çalışmalardan dolayı zorunlu primlere ait süreler çalışma kapsamında değerlendirilecek,  isteğe bağlı prim ödeme süreleri, çocuk yetiştirme süreleri, sigortadan muaf cüzi çalışmalar ise çalışma kapsamı dışında tutulacaktır.

 

4) Aylığa hak kazanılmasına engel teşkil eden sosyal sigorta ve sosyal yardım ödeneklerinin ortak özelliği, ikamete dayalı olmasıdır. Diğer bir anlatımla, ilgilinin ikametini Türkiye’ye nakletmesi ile kesilen ödenekler Kanun kapsamında değerlendirilemeyecektir. Bu nedenle, ikamet şartına bağlı olmayan bu nitelikteki sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlara diğer şartlarla aylık bağlanabilecektir.

 

5) Yönetmeliğin 14 üncü maddesinin yedinci fıkrasında “Bu yönetmeliğin uygulamasında, evli ya da birlikte yaşayan çiftler için ödenen sosyal yardımlar her iki eş içinde ödeniyor gibi kabul edilir” hükmü ile sosyal yardım kavramı genişletildiğinden yurtdışında borçlanma kapsamında süreleri bulunanların eşlerinin sosyal yardım niteliğinde ödenek alması durumunda yurda “kesin dönüş” şartı gerçekleşmeyecek ve bu durumda olanlara malullük ve yaşlılık aylığı bağlanmayacaktır.

 

6) Kesin dönüş şartının tespitinde sosyal sigorta kurumları tarafından sosyal sigorta ödeneklerine ilave olarak ya da sigorta ödeneği olarak ödenen prim karşılığı olmayan ödenekler, sosyal yardım kapsamında değerlendirilmeyecektir.

 

1.2.Borcun tamamını ödemek

 

Yönetmeliğin 4 üncü maddesinde “Borcun tamamının ödenmesi” ibaresi, aylık talep tarihinden önce en az aylığa hak kazanmaya yetecek süre karşılığı ödenen miktar olarak tanımlanmış, 10 uncu maddesinin altıncı fıkrasında ise üç aylık süre içerisinde borcun bir kısmının ödenmesi halinde, ödenen miktara isabet eden sürenin geçerli sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.

 

Yönetmeliğin her iki hükmü birlikte değerlendirildiğinde “Borcun tamamının ödenmesi” ibaresinin mutlak anlamında kullanılarak, aylık bağlanması için tebliğ edilen borcun tamamının ödenmesi şartının aranmasına imkân bulunmamaktadır. Bu durumda, aylığa hak kazanmaya yetecek prim gün sayısına isabet eden miktarda ödeme yapılması, bu şartın yerine getirilmesinde yeterli olacaktır. Aylık bağlamaya yetecek prim gün sayısı kadar ödeme yapmayanlara aylık bağlanmayacaktır.

 

1.3.Sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanmak

 

Kanuna göre borçlandırılan yurtdışı süreleri ülkemizde yürürlükte bulunan sosyal güvenlik kanunlarına göre aylığa hak kazanılmasında değerlendirilmektedir.

 

Kurum yönünden “sosyal güvenlik kanunları” deyiminden 5510 sayılı Kanunun uzun vadeli sigorta kollarına ilişkin hükümlerinin yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından (ücret veya aylıkları her ayın l’inde ödenenler için 01/10/2008, her ayın 15’inde ödenenler için 15/10/2008)  önce yapılan tahsis başvuruları için 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı kanunlar, bu ay başından sonra yapılan veya yapılacak tahsis başvuruları için ise 5510 sayılı Kanun anlaşılmalıdır.

 

Bu durumda, yurtdışı sigortalılık sürelerini borçlananların aylığa hak kazanma şartlarının tespitinde aşağıdaki usul ve esaslar uygulanacaktır.

 

1) Gerek 8/5/2008 tarihinden önce, gerek bu tarihten sonra yurtdışı sürelerini borçlanıp 2008 yılı Ekim ayı başından önce tahsis başvurusunda bulunanların aylığa hak kazanma şartları 506, 1479, 2925, 2926 ve 5434 sayılı Kanunun hükümlerine, 2008 yılı Ekim ayı başından sonra tahsis başvurusunda bulunanların aylığa hak kazanma şartları ise 5510 sayılı Kanun ve bu Kanunla mülga kanunların aylık bağlama şartlarını belirleyen geçici hükümlerine göre belirlenecektir.

 

2) 8/9/1999 tarihinden önce sigortalı olanlar için 5510 sayılı Kanunla mülga sosyal güvenlik kanunlarında 4447 sayılı Kanunla düzenlenen emeklilikte kademeli geçiş sürecine ilişkin maddeler yürürlükte bırakıldığından, bunlardan yurtdışı sürelerini borçlananların aylığa hak kazanma şartları da sosyal güvenlik kanunlarının ilgili geçici maddesi hükmüne göre tespit edilecektir.

 

3) 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin son fıkrasına göre, sigortalılıkları 2008 yılı Ekim ayı başından önce başlayan ve Kanuna göre tahsis talebinde bulunanlardan birden çok sosyal güvenlik kuruluşuna ya da sigortalılık haline tabi hizmeti olanların yaşlılık aylığına hak kazanma koşulları son yedi yıllık fiili hizmet içinde en fazlasının geçtiği, eşit olması halinde son defa tabi olduğu, malullük ve ölüm aylığına hak kazanma koşulları ise son defa tabi olduğu mevzuata göre belirlenecektir.

 

4) 5510 sayılı Kanunun 53 üncü maddesinin altıncı fıkrasına göre 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa sigortalı sayılanlardan 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (b) ve (c) bentlerinden birden fazlasına tabi olarak çalışmış olanların yaşlılık aylığı bağlanma taleplerinde, en fazla sigortalılığın geçtiği sigortalılık hali, hizmet sürelerinin eşit olması ile malûllük ve ölüm halleri ile yaş haddinden re’sen emekli olma, süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları sigortalılık halinin kanunla değiştirilmesi durumunda ise son sigortalılık hali esas alınacaktır.

 

1.4. Kuruma yazılı başvuruda bulunmak

 

Yönetmeliğin 13 üncü maddesine göre, yurtdışında geçen sürelerini borçlandıktan sonra tahsis talebinde bulunanlardan başvuru sırasında “Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi” (Ek: 3),  “3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi” (Ek: 4) ve yurtdışında çalıştıkları işten ayrıldıklarını, yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneğinin sona erdiğini gösterir bir “hizmet belgesi” alınacaktır. 

 

Bugüne kadar yapılan uygulamalarda aylık talebinde bulunanların çalıştıkları işyerinden ayrıldıklarını, yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneğinin sona erdiğini gösterir belgeyi temin etmelerinde karşılaştıkları zorluklar dikkate alınarak yurtdışından ve kesin dönüş yaparak yurtiçinden aylık talebinde bulunanlardan belge temin edilmesi konusunda aşağıdaki hususlara dikkat edilecektir.

 

1) Yurtdışından borçlandıkları yurtdışı süreleri ile aylık talebinde bulunacak olanların güncel tarihte düzenlenmiş hizmet belgesini ibraz etmeleri gerekecektir. Hizmet belgesi, tahsis talep tarihinden önceki bir ay içinde düzenlenmişse güncel tarihli belge olarak kabul edilecektir.

 

2) 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesinde Türkiye’ye kesin dönüş yaptıklarını beyan ederek borçlandıkları yurtdışı süreleri ile aylık talebinde bulunacak olanların yurtdışı sürelerini gösterir hizmet belgesini ibraz etmeleri yeterli görülecek ve bunlardan bu belgelerin güncel tarihli olması talep edilmeyecektir.

 

Aylık bağlanmasına ilişkin başvurularda Kuruma bizzat müracaatta bulunma şartı aranmayacaktır. Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi ve 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesinin usulüne uygun doldurulup imzalandıktan sonra Kurumun ilgili ünitesine doğrudan başvuru yapılabileceği gibi, Kuruma yurtiçi veya yurtdışından posta yolu ile de gönderilebilecektir.

 

Doğrudan veya posta yolu ile tahsis talebinde bulunmakla birlikte, 2/1/2009 tarihinden önceki uygulama kapsamında EK-1, EK-2 ve EK-3 adları ile alınan belgeleri bizzat başvuru yoluyla Kuruma ibraz etmedikleri için işlemi sonuçlandırılmayan sigortalıların tahsis işlemleri, aylığa hak kazanma şartlarını yerine getirmeleri kaydıyla ilk tahsis talepleri dikkate alınarak sonuçlandırılacaktır. Ayrıca, bu durumda olup da talepleri reddedilen ya da söz konusu belgelerin gönderildiği tarih esas alınarak aylıkları bağlananların yazılı müracaatları üzerine, aylığa hak kazanma şartlarını yerine getirmeleri kaydıyla ilk tahsis talepleri dikkate alınarak aylıkları bağlanacak, gerekli ise karar değişikliğine gidilecektir.

 

Aylık talep tarihinin tespitinde, adi posta veya kargo yolu ile Kuruma doğrudan yapılan yazılı başvurularda aylık talep dilekçesinin Kurumun evrak kayıtlarına intikal ettiği tarih esas alınacaktır. Taahhütlü, iadeli – taahhütlü veya acele posta olarak gönderilen talepler de ise dilekçenin postaya verildiği tarih, Kuruma intikal tarihi olarak kabul edilecektir.

 

Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi dışında aylık talebine dair yazılı bir dilekçe ile yapılan başvurular da kabul edilecektir. Ancak, bu durumda başvuru sahiplerinden Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi ile verilmemiş ise 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi gönderilecek, varsa diğer eksik bilgi ve belgelerin tamamlanması yoluna gidilecektir. Bu durumda, ilk yazılı başvuruya ait dilekçenin tarihi, tahsis talep tarihi olarak kabul edilecektir.

 

İşlemlerde gecikmelere yol açması ve aylıkların vekile ödenmesinin ilgili banka / PTT şubesini ilgilendirmesi hususları dikkate alınarak, ikamet adresi yurtdışında bulunan aylık talep sahiplerinden bundan böyle vekalet istenmesine ilişkin uygulamaya son verilmiştir. Bu nedenle, yurtdışında ikamet eden aylık talep sahiplerinin işlemleri, Türkiye’de aylıkların ödeneceği kişiye ait vekaletname istenmeden sonuçlandırılacaktır. Bunların birikmiş aylıklarının, ilgilinin varsa dosyasındaki veya Kimlik Paylaşım Sisteminde kayıtlı Türkiye adresine, yoksa aylık bağlayan üniteye yakın PTT şubesi aracılığıyla ödenmesi sağlanacak, durum yurtdışındaki adresine gönderilecek olan karar örneği ile aylık sahibine bildirilecektir.

 

Tahsis Talep ve Beyan Taahhüt Belgesi ile 3201 Sayılı Kanuna Göre Aylık Talebinde Bulunanlara Mahsus Beyan ve Taahhüt Belgesi örnekleri ünitelerce yeteri kadar çoğaltılıp ilgililere verilebileceği gibi, başvuru sahiplerince Kurumun web sayfasının “Yurtdışı”  bölümünden temin edilebilecektir.

 

2. 4/1(a) statüsünde aylıkların hesaplanması

 

Ekim / 2008 ayından önce sigortalılığı başlayan ve yurtdışı sürelerini borçlanma yoluyla aylık bağlanmasına hak kazananların aylıkları da, yurtiçinde sigortalılığı bulunanlarda olduğu gibi üç aşamada hesaplanacaktır. Bu aşamalar; 2008 / Ekim Ayından Önceki Prim Ödeme Gün Sayısına Ait Kısmi Aylığın (A) Hesabı,  Ekim / 2008 (dahil) Ayından Sonraki Prim Ödeme Gün Sayısına Ait Kısmi Aylığın (B) Hesabı ve Kısmi Aylıkların Birleştirilmesidir.

 

2.1. 2008 Ekim (hariç) ayından önceki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylığın hesabı

 

Ekim / 2008 ayından önceki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylık (A), 2000 Yılı Öncesi Kısmi aylığın (A1) ve 2000 (dahil) yılı – Ekim (hariç) / 2008 Ayı Arası Kısmi Aylığın (A2) hesabı olmak üzere iki aşamalı olarak belirlenecektir.

 

2.1.1. 2000 yılı öncesi kısmi aylığın (A1) hesabı

 

2000 yılından önceki prim ödeme gün sayısına ait kısmı aylığın (A1) hesabında biri gösterge, diğeri de aylık bağlama oranı olmak üzere iki unsur kullanılmak suretiyle aşağıdaki alt bölümlerde açıklandığı üzere dört aşamada hesaplanacaktır.

 

2.1.1.1. Ortalama yıllık kazancın hesabı ve göstergenin tespiti

 

506 sayılı Kanunun 4447 sayılı Kanunla değiştirilmeden önceki katsayı esasına dayalı gösterge sisteminde, sigortalıların 2000 yılından önceki aylıklarına esas göstergelerinin tespitinde kamu ve özel sektör için ayrı ayrı hazırlanan “gösterge ve üst gösterge tespit tabloları” kullanılacaktır.

 

5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin (a) bendine göre, gösterge sistemi içinde hesaplanacak aylıklara esas göstergenin, sigortalıların 10 takvim yılını geçmemek üzere 2000 yılından önce primi ödenmiş takvim yılı sayısına göre hazırlanan gösterge ve üst gösterge tespit tabloları esas alınarak belirlenecektir.

 

Göstergenin tespitine esas ortalama yıllık kazanç, sigortalının 2000 yılından önce 10 yılı geçmemek üzere primi ödenmiş takvim yıllarına ait prime esas kazançlar toplamının takvim yılı sayısına bölünmesi ile elde edilecektir.

 

Ortalama yıllık kazancın hesabına giren takvim yıllarında borçlanılan yurtdışı süreleri varsa bu takvim yıllarının prime esas kazançları, İkinci Bölümün (8.2.) alt başlığında yapılan açıklamalardaki usul ve esaslara göre belirlenecektir.

 

Aylığın hesabına esas gösterge, sigortalının 2000 yılından önce çalıştığı sektör (kamu/özel) için geçerli olan ve ortalama yıllık kazanç hesabına giren takvim yılı sayısı esas alınmak suretiyle hazırlanan gösterge ve üst gösterge tespit tablolarında ortalama yıllık kazanca eşit sayının, tabloda eşit sayı yoksa en yakın sayının karşılığı olarak alınacaktır.

 

2.1.1.2. Aylık bağlama oranının tespiti

 

2000 yılından önceki prim ödeme gün sayısına ait tam aylığın hesabına esas aylık bağlama oranı (ABO), tahsis çeşidi itibariyle aşağıda yapılan açıklamalara göre belirlenecektir.

 

1) Gösterge Tablosundan hak kazanılan yaşlılık aylıklarının oranı % 60’tır. Üst Gösterge Tablosunun her kademesi için ayrı bir oran belirlenmiş olup, 10 uncu derecenin 1 inci kademesinin karşılığı olan oran % 59,9, 1 inci derecenin 10 uncu kademesinin karşılığı olan oran ise % 50’dir. Ara göstergelerin oranları ise en düşük göstergenin karşılığı olan % 59,9 oranı, izleyen her gösterge için binde bir azaltılarak belirlenmiştir. Sigortalının ortalama yıllık kazancına göre belirlenen gösterge ve üst göstergeye karşılık gelen oranlar sigortalı kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurulan her tam yaş için ve 5000 günden fazla ödenen her 240 günlük prim için 1 puan artırılacak, 5000 günden eksik her 240 günlük prim için 1 puan eksiltilecektir. Özel emeklilik şartlarına göre Gösterge Tablosundan bağlanan aylığın oranı % 60’ın altında olmayacak, bunlar için indirim uygulanmayacaktır. Hiçbir şekilde aylık bağlama oranı % 85’i geçmeyecektir.

 

2) Gösterge Tablosundan hak kazanılan malullük aylıklarının oranı % 70’tir. Ancak, sigortalı bir başkasının bakımına muhtaç durumda ise, bu oran % 80’e çıkartılır. Üst Gösterge Tablosu’ndan bağlanan aylıkların oranı üst göstergenin karşılığı olan derece ve kademeye isabet eden orandır (% 50 ile % 59,9 arasında). Sigortalı bakıma muhtaç olsa bile, bu şekilde tespit olunan oran değiştirilmeyecektir.

 

3) Gösterge Tablosundan bağlanan ölüm aylığının oranı % 60’tır. Üst Gösterge Tablosundan bağlanan aylıkların oranı ise her derecenin her kademesi için ayrı ayrı belirlenmiş olup, % 50 ile % 59,9 arasında değişmektedir. Bu oranlar, sigortalılık süresindeki prim ödeme gün sayısı ve ölüm tarihindeki yaşı dikkate alınarak, sigortalının kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonra doldurduğu her tam yaş için ve 5000 günden fazla her 240 gün için 1’er puan artırılacaktır. 5000 günden eksik her 240 gün için indirim uygulanmayacaktır. Gösterge Tablosundan bağlanan ölüm aylığının oranı % 70, Üst Gösterge Tablosundan bağlanan aylığın oranı ise % 50’den az olmayacaktır. Her iki gösterge tablosundan bağlanan aylıkların oranı, hiçbir şekilde % 85’i geçmeyecektir.

 

2.1.1.3. Tam aylığın hesabı

 

2000 yılından önceki prim ödeme gün sayısına ait tam aylık, Gösterge x Katsayı x ABO formülü uygulanarak hesaplanacaktır. Bu formüldeki katsayı, Devlet memurlarının aylıklarına uygulanan ve 1/12/1999 tarihinde geçerli olan 12000 rakamıdır.

 

Ancak, bu formüle göre belirlenen aylık, Üst Gösterge Tablosundan hesaplanmışsa  (10175 x 12000 x ABO) formülüne göre hesaplanan tutardan (85470000 Türk Lirası), Gösterge Tablosundan hesaplanmışsa (9475 x 12000 x %70) = 79590000 Türk Lirasından az olmayacaktır.

 

Bu şekilde bulunan aylık, sigortalının Aralık / 1999 ayına ait aylığı olarak kabul edilecektir.

 

2.1.1.4. Kısmi aylığın hesabı

 

2000 yılından önceki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylık (A1),  Tam Aylık x (2000 yılından Önceki Gün Sayısı / Toplam Prim Ödeme Gün Sayısı) formülüne göre hesaplanacaktır.

 

Aralık / 1999 ayı itibariyle bulunan kısmi aylığı, önce Aralık / 1999 ayı TÜFE artış oranı olan % 5,9 kadar artırılarak Ocak / 2000 ödeme dönemine, daha sonra 2000 yılı dahil olmak üzere 2008 yılına kadar geçen her takvim yılı için TÜFE artış oranı ve GH kadar ayrı ayrı artırılarak Ocak / 2008 ayına taşınacaktır. Bu güncellemede 8,45199464995839 katsayısı kullanılacaktır.

 

2.1.2. 2000 (dahil) yılı – Ekim (hariç) /2008 ayı arası prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylığın (A2) hesabı

 

2000 (dahil) yılı – Ekim (hariç) / 2008 ayı arasındaki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylık (A2), biri ortalama yıllık kazanç, diğeri de aylık bağlama oranı olmak üzere iki unsur kullanılmak suretiyle aşağıdaki alt bölümlerde açıklandığı üzere dört aşamada hesaplanacaktır.

 

2.1.2.1. Ortalama yıllık kazancın hesabı

 

Ortalama yıllık kazancın (OYK) hesabında 2000 (dahil) yılından 2008 yılına kadar geçen her takvim yılına ait prime esas kazanç dikkate alınacaktır. Ancak, söz konusu her takvim yılına ait kazanç, kazancın ait olduğu takvim yılından itibaren 2008 yılına kadar geçen her takvim yılı için önce Aralık ayına göre açıklanan TÜFE’deki artış oranı, daha sonra GH kadar artırılarak güncellenecektir. 2007 ile 2008 / Ocak-Eylül (dahil) kazançları, güncellenmeden olduğu gibi alınacaktır.

 

Güncellenen kazançlar toplamının, 2000 yılı (dahil) ile 2008 / Eylül (dahil) arasındaki prim ödeme gün sayısına bölümünün 360 katı ortalama yıllık kazancı verecektir.

 

Ortalama yıllık kazancın hesabına giren takvim yıllarında borçlanılan yurtdışı süreleri varsa bu takvim yıllarının prime esas kazançları, İkinci Bölümün (8.2.) alt başlığında yapılan açıklamalardaki usul ve esaslara göre belirlenecektir.

 

2.1.2.2. Aylık bağlama oranının hesabı

 

2000 yılı başı ile Ekim / 2008 aybaşı arasındaki prim ödeme gün sayısına ait tam aylığın hesabına esas aylık bağlama oranı (ABO), tahsis çeşidi itibariyle aşağıda yapılan açıklamalara göre saptanacaktır.

 

1) Yaşlılık aylıklarının oranı, toplam prim ödeme gün sayısının ilk 3600 günün her 360 günü için % 3,5, sonraki 5400 günün her 360 günü için % 2, daha sonraki her 360 gün için % 1,5 oranlarının toplamından oluşacaktır. Özel emeklilik koşullarına göre hak kazanılan yaşlılık aylıklarında bu oran % 60’ın altında olmayacaktır.

 

2) Malullük aylıkları için oran  % 60 olarak esas alınacak, ancak başka birinin sürekli bakımına muhtaç sigortalılar için % 70 oranı uygulanacaktır.

 

3) Ölüm aylıklarının hesabında  % 60 oranı esas alınacak, ancak bu oran sigortalının ölüm tarihindeki toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden 8100 ila 9000 gün arasında prim ödenen her 360 gün için % 2, 9000 günden sonra ödenen her 360 gün için de % 1,5 artırılarak belirlenecektir.

 

2.1.2.3. Tam aylığın hesabı

 

2000 yılı başı ile Ekim / 2008 aybaşı arasındaki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylığın hesabına esas tam aylık, (OYK x ABO) / 12 formülü uygulanarak hesaplanacaktır.

 

Hesaplanan bu aylık, tahsis talep veya ölüm yılının prime esas günlük kazanç alt sınırının aylık tutarının % 35’inden az olmayacaktır.

 

2.1.2.4. Kısmi aylığın hesabı

 

2000 yılı başı ile Ekim / 2008 aybaşı arasındaki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylık (A),  Tam Aylık x (2000 Yılı Başı ile Ekim / 2008 Aybaşı Arasındaki Prim Ödeme Gün Sayısı / Toplam Prim Ödeme Gün Sayısı) formülü uygulanmak suretiyle hesaplanacaktır.

 

Bu şekilde hesaplanan miktar, sigortalının Ocak / 2008 ayına ait kısmi aylığını oluşturacaktır.

 

2.2. 2008 Ekim (dahil) ayından sonraki prim ödeme gün sayısına ait aylığın hesabı

 

Ekim (dahil) / 2008 ayından sonraki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylık (B), ortalama aylık kazanç ve aylık bağlama oranı olmak üzere iki unsur kullanılmak suretiyle aşağıdaki alt bölümlerde açıklandığı üzere dört aşamada hesaplanacaktır.

 

Buradaki “güncelleme katsayısı”, her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının % 100’ü ile sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla  gelişme hızının % 30’nun toplamına (1) tam sayısının ilave edilmesi sonucunda bulunan değeri ifade etmektedir.

 

2.2.1. Ortalama aylık kazancın hesabı

 

Ortalama aylık kazanç (OAK), 2008 / Ekim (dahil) ve sonraki her yıla ait prime esas kazancın, ait olduğu yıldan itibaren aylık talep veya ölüm tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, 2008 / Ekim (dahil) daha sonraki prim ödeme gün sayısına bölünmek suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın 30 katıdır.

 

Buradaki “güncelleme katsayısı”, her yılın Aralık ayına göre Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan en son temel yıllı tüketici fiyatları genel indeksindeki değişim oranının % 100’ü ile sabit fiyatlarla gayri safi yurtiçi hasıla gelişme hızının % 30’nun toplamına (1) tam sayısının ilave edilmesi sonucunda bulunan değeri ifade etmektedir.

 

Ortalama aylık kazancın hesabına giren takvim yıllarında borçlanılan yurtdışı süreleri yer alıyorsa, bu takvim yıllarının prime esas kazançları, İkinci Bölümün (8.2.) alt başlığında yapılan açıklamalardaki usul ve esaslara göre belirlenecektir.

 

2.2.2. Aylık bağlama oranının hesabı

 

Ekim (dahil) / 2008 ayından sonraki prim ödeme gün sayısına ait tam aylığın hesabına esas aylık bağlama oranı (ABO), tahsis çeşidi itibariyle aşağıda yapılan açıklamalara göre saptanacaktır.

 

1) Yaşlılık aylıkları için aylık bağlama oranı, sigortalının toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanacaktır. Aylık bağlama oranının hesabında 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınacak, hiçbir şekilde % 90’ı geçmeyecektir. 1/5/2008 tarihinden önce 3600 prim gün sayısını doldurmamış olan sigortalıların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının 1/5/2008 tarihinden sonra geçen ve bu tarihten önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınacaktır. Bu hesaplama, 1/5/2008 tarihinden önce sigortalı olanlar için uygulanacaktır. 5510 sayılı Kanunun geçici 9 uncu maddesinin altıncı fıkrası gereğince maden işyerlerinin yer altı işlerinde çalışan sigortalılara bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı 8100 gün,  geçici 10 uncu maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce malul olan sigortalılar ile sakatlığı nedeniyle vergi indiriminden yararlanan sigortalılara bağlanan aylıkların aylık bağlama oranı 5400 gün üzerinden hesaplanan orandan az olmayacaktır.

 

2) Malullük ve ölüm aylıklarında oran 7200 günden az prim ödeme gün sayısı olanlar için % 40’dır. 7200 günden fazla her tam yıl için 2 puan artırılacaktır. Bu oran, başka birinin sürekli bakımına muhtaç olan malul sigortalının tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan artırılacaktır.

 

2.2.3. Tam aylığın hesabı

 

Kısmi aylığa esas aylık (OAK x ABO) formülüne göre hesaplanacaktır.

 

Bu aylık, sigortalının 2008 / Ekim (dahil) sonrası çalışma süreleri için prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, talep veya ölüm yılına ait Ocak ayı itibariyle belirlenen ortalama aylık kazancının % 35’inden, sigortalının talep veya ölüm tarihinde bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40’ından hesaplanan alt sınır aylığından az olmayacaktır.

 

2.2.4. Kısmi aylığın hesabı

 

Ekim (dahil) / 2008 ayından sonraki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylık (B),  Tam Aylık x (2008 / Ekim Sonraki Prim Ödeme Gün Sayısı / Toplam Prim Ödeme Gün Sayısı) formülü uygulanarak hesaplanacaktır.

 

Bu şekilde bulunan miktar,  sigortalının tahsis talep veya ölüm tarihinden önceki yılın Aralık ayına ait kısmi aylığını oluşturacaktır.

 

2.3. Aylıkların birleştirilmesi

 

(A1) ve (A2) kısmi aylıklarının toplamından oluşan  (A) kısmi aylığı;

 

1) (A1) kısmi aylığın hesabına esas tam aylığın, 2000 (dahil) yılından 2008 yılına kadar geçen takvim yılları için her yılın TÜFE artış oranlarına göre artırılarak bulunan miktarıyla,

 

2) (9475 x 12000 x %70) = 79.590.000 Türk Lirası alt sınır aylığının 2008 yılı Ocak ayına kadar aylık artışları uygulanmak suretiyle taşınmış miktarının,

 

Eylül (dahil) / 2008’den önceki prim ödeme gün sayısı ile çarpımının toplam prim ödeme gün sayısı ile bölünerek elde edilen miktarlarının altında olmayacaktır.

 

Ekim / 2008 ayından önceki prim ödeme gün sayısına ilişkin aylığın hesabında esas alınan alt sınır aylığı ile 506 sayılı Kanunun geçici 82 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre belirlenen eski tam aylık, toplam prim ödeme gün sayısı içinde Ekim / 2008 ayından önceki prim ödeme gün sayısının oranına tekabül eden tutar üzerinden esas alınacaktır.

 

Yukarıdaki şekilde belirlenen (A) kısmi aylığı, 2008 yılı dahil olmak üzere tahsis talep veya ölüm tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak tahsis talep veya ölüm yılının Ocak ayına taşınacaktır.

 

Sigortalının toplam aylığı (C), (A) ve (B) kısmi aylıklar toplamından oluşacaktır.

 

Ancak, bu şekilde hesaplanan malullük veya ölüm aylığı, tahsis talep veya ölüm yılından önceki yılın Aralık ödeme döneminde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalılar için ödenen en düşük yaşlılık aylığından az olmayacaktır.

 

Sigortalının tahsis talep ya da ölüm yılının Ocak ayı itibarıyla bulunan tutar, aylığın başlangıç tarihi yılın ilk altı aylık döneminde ise Ocak ödeme döneminde uygulanan artış oranı kadar, yılın ikinci altı aylık döneminde ise Ocak ve Temmuz ödeme dönemlerinde uygulanan artış oranları kadar artırılmak suretiyle aylık başlangıç tarihindeki aylığı bulunacaktır.

 

Yurtdışı sürelerini 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında borçlanarak aynı sigortalılık statüsünde bağlanacak olan  aylıkların hesabına ilişkin örnekler Ek: 11 ve Ek: 12’de gösterilmiştir. 

 

3. 4/1(b) statüsünde aylıkların hesaplanması

 

Borçlandırılan yurtdışı süreleri dikkate alınarak, 1/10/2008 tarihinden  önce ve sonra borçlanılan yurtdışı süreleri olan sigortalılara ve bunların hak sahiplerine 5510 sayılı Kanunun geçici 2 nci maddesine göre bağlanacak aylıklar, 1/10/2008 Tarihinden Önceki Kısmi Aylığın (A) Hesabı, 1/10/2008 Tarihinden Sonraki Kısmi Aylığın (B) Hesabı ve Kısmi Aylıkların Birleştirilmesi olmak üzere üç aşamalı olarak belirlenecektir.

 

3.1. 1/10/2008 tarihinden önceki kısmi aylığın hesabı

 

1/10/2008 tarihinden önceki kısmi aylığın hesabı, 1/1/2000 tarihinden önceki prim ödeme gün sayısına ait aylığın (A1) hesabı ile 1/1/2000 – 30/9/2008 tarihleri arasındaki kısmi aylığın (A2) hesabı olmak üzere iki aşamalı olarak belirlenecektir.

 

1479 sayılı Kanunun 36 ncı maddesine göre 1/1/2000 tarihinden önceki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylığın hesabına esas tam aylık, Basamak Karşılığı Gösterge Tablosundaki Değer x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre hesaplanacaktır.

 

Yukarıdaki formülde yer alan basamak karşılığı gösterge tablosundaki değer, İkinci Bölümün (8.3.) alt başlığında yapılan açıklamalara göre 31/12/1999 tarihindeki basamak karşılığının Ek: 8’deki 2003 yılı İkinci Altı Aylık Dönem Gelir Tablosu’nda aynı basamağın karşılığı olarak alınacaktır.

 

1/1/2000 tarihinden önceki prim ödeme gün sayısına ait tam aylığa esas;

 

1) Yaşlılık aylığı bağlama oranı %70 baz alınmak suretiyle 25 yıldan fazla prim ödenen her tam yıl için ve sigortalı kadın ise 50, erkek ise 55 yaşından sonraki hizmetleri için fazla olan her tam yaş için 1 puan artırılmak, sigortalı kadın ise 50, erkek ise 55 yaşını doldurmakla beraber en az 15 tam yıl sigorta primi ödemiş olanlar için hesaplanacak kısmı aylıklarda primi ödenmemiş 25 yıldan az her tam yıl için 1 puan indirilmek suretiyle belirlenecektir. Ancak, bu oran % 90’ı geçemeyecektir.

 

2) Malullük aylığı bağlama oranı % 65 alınacak, ancak başka birinin sürekli bakımına muhtaç sigortalılar için % 75 oranı uygulanacaktır.

 

3) Ölüm aylığı bağlama oranı % 65 olup, 25 yıldan fazla her tam yıl için 1 puan artırılacaktır. Başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda malul sayılarak malullük aylığı bağlanan sigortalının ölümü halinde % 75 yerine, % 65 oranı dikkate alınacaktır.

 

1/1/2000 tarihinden önceki hizmetlere ait kısmi aylık (A1), yukarıda belirtilen formüle göre  tespit edilen tam aylığın 1/1/2000 tarihinden önceki prim ödeme gün sayısının toplam prim ödeme gün sayısına oranlanması suretiyle hesaplanacaktır.

 

1479 sayılı Kanunun  36 ve geçici 11 inci maddesine göre 1/1/2000-30/9/2008 tarihleri arasındaki kısmi aylığın (A2) hesabına esas tam aylık,  Ağırlıklı Ortalama x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre hesaplanacaktır.

 

Yukarıda belirtilen  ağırlıklı ortalama, İkinci Bölümün (8.3.) alt başlığında açıklanan esaslar dikkate alınarak yapılan basamak intibakına göre 1/1/2000 ila 30/9/2008 tarihleri arasında belirlenen basamaklarının basamaklardaki bekleme süresi dikkate alınarak 2003 yılı İkinci Altı Aylık Dönem Gelir Tablosu (Ek: 8) karşılığı aylık gelir miktarlarının bekleme süreleri (ay) ile çarpımı sonucu bulunan toplam miktarın toplam ay sayısına bölünmesi ile belirlenecektir.

 

1/1/2000-30/9/2008 tarihleri arasındaki prim ödeme gün sayısına ait tam aylığa esas;

 

1) Yaşlılık aylığı bağlama oranı sigortalının toplam sigortalılık süresinin ilk 10 tam yılının her bir yılı için % 3,5, takip eden 15 tam yılın her bir yılı için % 2, 25 yıldan fazla her bir tam yıl için % 1,5 oranlarının toplamından oluşacaktır.

 

2) Malullük aylığı bağlama oranı % 65 alınacak, ancak başka birinin sürekli bakımına muhtaç sigortalılar için % 75 oranı uygulanacaktır.

 

3) Ölüm aylıklarının oranı % 65 olup, 25 yıldan fazla her tam yıl için 1,5 puan artırılacaktır. Sigortalı, başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda malul sayılarak aylık bağlanmasına hak kazanmış ise tam yıldan dolayı bir artış yapılmadan oran % 65 olarak uygulanacaktır.

 

1/1/2000-30/9/2008 tarihleri arası prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylık (A2), tam aylığın  1/1/2000-30/9/2008 tarihleri arası prim ödeme gün sayısının toplam prim ödeme gün sayısına oranlanması suretiyle hesaplanacaktır.

 

1/10/2008 tarihinden önceki hizmetlere ait kısmi aylık (A), (A1) ve (A2) kısmi aylıklarının  toplamına sosyal destek ödemesi miktarı eklenerek  belirlenecektir. Sosyal destek ödemesi miktarı ise 2003 yılının ilk altı aylık döneminde yapılan sosyal destek ödemesi dikkate alınarak, bu tutar, 2003 yılı Ocak ayından itibaren ödenmesi gereken sosyal destek ödemesi tutarından Temmuz / 2003 ayına kadar kümülatif  TÜFE oranı kadar düşülerek, Temmuz / 2003 itibariyle kalan sosyal destek ödemesi miktarı (100 Türk Lirası ödenmesi gereken 13 üncü basamağın altında aylık alanlar için  85,95 Türk Lirası, 75 Türk Lirası ödenmesi gereken 13 üncü basamağın üstünde aylık alanlar için ise 64.46 Türk Lirası)  esas alınarak 1/10/2008 tarihinden önceki prim ödeme gün sayısının toplam gün sayısına oranlanması suretiyle bulunacaktır.

 

Bu şekilde belirlenen kısmi aylık (A), 2004 yılı Ocak ödeme dönemi dahil olmak üzere bu tarihten sonra aylıklara uygulanan artışlar dikkate alınmak suretiyle Ocak/2008 ödeme dönemine taşınacaktır.

 

3.2. 1/10/2008 tarihinden sonraki kısmi aylığın hesabı

5510 sayılı Kanunun 29 uncu ve geçici 2 nci maddesine göre 1/10/2008 tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına ait kısmi aylığın hesabına esas tam aylık (B), Ortalama Aylık Kazanç x Aylık Bağlama Oranı formülüne göre hesaplanacaktır.

 

Belirlenen tam aylık, sigortalının 1/10/2008 tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısı için prime esas günlük kazanç alt sınırları dikkate alınarak, bu prim gün sayısı karşılığında tespit edilen prime esas günlük kazanç alt sınırları üzerinden, talep veya ölüm yılına ait Ocak ayı itibariyle 5510 sayılı Kanunun 29 uncu maddesine göre tespit edilen ortalama aylık kazancının % 35’inden, sigortalının talep tarihinde bakmakla yükümlü olduğu eşi veya çocuğu varsa % 40’ından hesaplanan alt sınır aylığından az olamayacaktır.

 

Yukarıda belirtilen ortalama aylık kazanç, 1/10/2008–31/12/2008 tarihleri dahil 2008 yılından sonraki her takvim yılına (talep yılı ve talep yılından bir önceki yıl hariç) ait kazancın, ait olduğu yıldan itibaren aylık talep tarihine kadar geçen yıllar için her yıl gerçekleşecek güncelleme katsayısı ile güncellenerek bulunan kazançlar toplamının, 30/9/2008 tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına bölünmek suretiyle hesaplanan ortalama günlük kazancın 30 katı olarak alınacaktır.

 

5510 sayılı Kanunun 41 inci maddesi dikkate alınarak 1/10/2008 tarihinden sonraki sürelere ait borçlanmalarda, ortalama aylık kazancın hesabına giren takvim yıllarına ait kazançlar, İkinci Bölümün (8.2.) alt başlığında yapılan açıklamalardaki usul ve esaslara göre belirlenecektir.

 

1/10/2008 tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısına ait tam aylığa esas;

 

1) Yaşlılık aylığı bağlama oranı, sigortalının toplam prim ödeme gün sayısının her 360 günü için % 2 olarak uygulanacak, bu hesaplamada 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınacaktır. Aylık bağlama oranı hesabında 360 günden eksik süreler orantılı olarak dikkate alınacak ve  % 90’ı geçmeyecektir. Ancak, 30/4/2008 (dahil) tarihi öncesi sigortalı olanlardan 1/10/2008 tarihinden önce 3600 prim gün sayısını doldurmayanların yaşlılık aylığı bağlama oranının hesabında, sigortalının 1/10/2008 tarihinden sonra geçen ve bu tarihten önceki prim gün sayısını 3600 güne tamamlayan hizmet sürelerinin her 360 günü için % 3 oranı esas alınacaktır.

 

2) Malullük ve ölüm aylıkları oranı ise prim ödeme gün sayısı 9000 günden az olan sigortalılar için 9000 gün (% 50) üzerinden, 9000 gün ve daha fazla olanlar için ise toplam prim ödeme gün sayısı üzerinden, 5510 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi hükümlerine göre hesaplanacaktır. Malullük aylıklarında, sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan artırılacaktır. Aylık bağlama oranı % 90’ı geçmeyecektir.

 

1/10/2008 tarihinden sonraki hizmetlere ait kısmi aylık (B), tam aylığın 1/10/2008 tarihinden sonraki prim ödeme gün sayısının toplam prim ödeme gün sayısına oranlanması suretiyle hesaplanacaktır. Bu şekilde bulunan miktar, tahsis talep yada ölüm yılının Ocak ayına ait kısmi aylık miktarı olacaktır.

 

3.3. Kısmi aylıkların birleştirilmesi

 

Ocak/2008 ödeme dönemi itibariyle belirlenen 1/10/2008 tarihinden önceki sürelere ait kısmi aylık (A), 2008 yılı dahil olmak üzere tahsis talep veya ölüm tarihine kadar geçen yıllar için, her yıl gerçekleşen güncelleme katsayısı ile çarpılarak tahsis talep veya ölüm yılının Ocak ayına taşınacaktır.

 

Sigortalının aylığı (C), 1/10/2008 tarihinden önceki sürelere ait kısmi aylık (A) ve bu tarihten sonraki sürelere ait  kısmi aylığın (B) toplamından oluşacaktır.

 

Ancak, bu şekilde hesaplanan malullük veya ölüm aylığı, tahsis talep veya ölüm yılından önceki yılın Aralık ödeme döneminde 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için ödenen en düşük yaşlılık aylığından az olmayacaktır.

 

(C) aylığı, aylığın başlangıç tarihi yılın ilk altı aylık döneminde ise Ocak ödeme döneminde uygulanan artış oranı kadar, yılın ikinci altı aylık döneminde ise Ocak ve Temmuz ödeme dönemlerinde uygulanan artış oranları kadar artırılmak suretiyle aylık başlangıç tarihindeki aylığı bulunacaktır.

 

Yurtdışı sürelerini 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında borçlanarak aynı sigortalılık statüsünde bağlanacak olan  aylıkların hesabına ilişkin örnekler Ek: 13 ve Ek: 14’de gösterilmiştir.

 


3.4. 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalıların aylıklarının hesabı

 

2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununun “Malullük Aylığının Hesaplanması” başlıklı 14 üncü, “Yaşlılık Aylığının Hesaplanması” başlıklı 18 inci ve “Ölüm Aylığının Hesaplanması” başlıklı 24 üncü maddeleri hariç diğer maddelerinin tamamı 4956 sayılı Kanunla 2/8/2003 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılarak, Tarımda Kendi Nam ve Hesabına Çalışan Sigortalılar Hakkında 1479 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaya başlanmış, 5510 sayılı Kanunla da 2926 sayılı Kanunun tamamı yürürlükten kaldırılmıştır.

 

5510 sayılı Kanunda, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılar için öngörülen hükümler, 2926 sayılı Kanuna tabi sigortalılar için de aynen uygulanacaktır. Ancak, bu sigortalıların 5510 sayılı Kanunun geçici 2 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine göre hesaplanacak malullük, yaşlılık ve ölüm aylıkları, 2926 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınmak suretiyle belirlenecektir.

 

4. 4/1(c) statüsünde aylıkların hesaplanması

 

Bilindiği üzere, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Devlet memurları ile Devlet memurları gibi emeklilik işlemine tabi olanlardan aylık ücretleri her ayın l’inde ödenenler için 01/10/2008, her ayın 15’inde ödenenler için 15/10/2008 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiş bulunmaktadır.

 

Anılan Kanunun geçici 1 inci maddesi ile, sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanununa tabi olanlar Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında “sigortalı” olarak kabul edilmişler, Kanunun yürürlüğünden önce göreve başlayan ve sosyal güvenlik yönünden 5434 sayılı Kanuna tabi olan kamu görevlileri hakkında hangi hükümlerin uygulanacağına ise genel olarak Kanunun geçici 4 üncü maddesinde yer verilmiştir.

 

Kanunun geçici 4 üncü maddesinde yer alan hükümler ile;

 

1) 5510 sayılı Kanunun yürürlüğünden önce 5434 sayılı Kanuna göre kendilerine veya dul ve yetimlerine bağlanmış olan aylıklar hakkında,

 

2) Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce iştirakçiliği sona erenlerden tahsis talebinde bulunacaklar ile Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre tahsis talebinde bulunanlardan işlemleri devam edenler hakkında,

 

3) 5434 sayılı Kanuna göre iştirakçi iken Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamına alınanlar ve Kanunun yürürlüğünden önce iştirakçiliği olup Kanunun yürürlüğünden sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (c) bendine tabi olarak yeniden çalışmaya başlayanlar ile bunların dul ve yetimleri hakkında,

 

5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte kamu idarelerinde hizmet akdi ile veya sözleşmeli olarak çalışanlardan; ilgili kanunları gereği 5434 sayılı Kanun ile ilgilendirilenler aynı statüde çalışmaya devam etmeleri kaydıyla, Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendine göre sigortalı sayılanların kendileri veya hak sahipleri hakkında, aylıklarının bağlanması, artırılması, azaltılması, kesilmesi, yeniden bağlanması, toptan ödemeleri, ilgi devamı, ihya ve borçlanmaları, diğer ödemeler ve yardımlar ile emeklilik ikramiyeleri hakkında mülga 2829 sayılı Kanun hükümleri dikkate alınarak 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümleri de dahil 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre işlem yapılması gerektiği belirlenmiştir.

 

Bu kapsamda, 2008 yılı Ekim ayı başından önce sosyal güvenlik bakımından 5434 sayılı Kanun ile ilgilendirilmiş olan kamu görevlilerinin kendilerine veya hak sahiplerine, 3201 sayılı Kanun hükümlerine istinaden borçlanılan yurtdışı sürelerine aylık bağlama işlemlerinde 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılmış olsa dahi 5434 ve 2829 sayılı kanunlar esas alınacaktır.

 

İlk defa 2008 yılı Ekim ayı başından sonra 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olarak göreve başlayan kamu görevlileri ile hak sahipleri hakkında gerçekleştirilecek aylık bağlama işlemlerinde ise 5510 sayılı Kanun ve bu Kanunla mülga kanunların aylık bağlama şartlarını belirleyen geçici hükümleri esas alınacaktır.

 

Kurumumuz Stratejik Planı esas alınarak hazırlanmış olan Eylem Planı çerçevesinde, SSGM Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığınca 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında görev yapan sigortalıların ilk etapta emeklilik sevk onayları İl Valiliklerince sonuçlandırılanların işlemlerinin pilot illerden başlamak üzere taşra teşkilatına devredilmesi, devir konularının 2011 yılı içerisinde genişletilerek tüm sosyal güvenlik il müdürlüklerine / sosyal güvenlik merkezlerine yaygınlaştırılması planlandığından, henüz devre konu olmayan ve 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamındaki sigortalıların gerek 3201 sayılı Kanun hükümlerine göre gerçekleştirmiş oldukları borçlanma süreleri esas alınarak gerekse sosyal güvenlik sözleşmesi uygulanmak suretiyle gerçekleştirilecek aylık bağlama işlemleri merkezde SSGM Kamu Görevlileri Emeklilik İşlemleri Daire Başkanlığınca yürütülmeye devam edecektir.

 

5. Yoklama İşlemleri

 

Kanuna göre yurtdışı sürelerini borçlanarak aylık bağlananların aylık alma şartlarının devam edip etmediğinin tespiti amacıyla yürütülecek yoklama işlemleri, Yönetmeliğin 14 üncü maddesinde düzenlenmiş, bu işlemlere ait kurallar aşağıda açıklanmıştır.

 

1) Borçlandıkları süreler dikkate alınarak malullük ve yaşlılık aylığı bağlananların aylık alma şartlarının devam edip etmediği hususu, Kurumca, gerekli görülen zaman ve hallerde araştırılabilecektir.

 

2) Kanuna göre malullük ve  yaşlılık aylığı bağlanıp altı aydan daha uzun süre yurtdışında bulunmuş olanlar, yurtdışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını gösterir belgeleri, “3201 sayılı Kanuna Göre Aylık Alanlara Mahsus Yoklama Belgesi”  (Ek: 5) ile birlikte altı aylık sürenin dolduğu tarihten sonra üç ay içinde Kurumun söz konusu aylığı bağlayan ilgili ünitesine vereceklerdir.

 

3) Yurtdışında bulunulan altı aylık sürede çalışmayan ve ikamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almayanlardan durumlarını 3201 sayılı Kanuna Göre Aylık Alanlara Mahsus Yoklama Belgesi ile Kuruma bildirenler için ayrıca bir belge istenmeyecektir.

 

4) Kanuna göre malullük ve yaşlılık aylığı bağlananların altı aydan daha uzun süre yurt dışında bulunup bulunmadıkları, kapsamı, şekli ve diğer usul ve esasları Kurum ile Emniyet Genel Müdürlüğü arasında yapılan protokole göre her yıl Emniyet Genel Müdürlüğünden alınacak kayıtlarla tespit edilecektir.

 

5) Yıl içinde aylık bağlananların yoklama işlemleri, takip eden yıldan itibaren başlatılacaktır.

 

6) Yoklama işlemleri sonucunda altı aydan daha uzun süre yurtdışında bulundukları halde, yurtdışında çalışıp çalışmadıklarını ve ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alıp almadıklarını gösterir belgeleri, 3201 sayılı Kanuna Göre Aylık Alanlara Mahsus Yoklama Belgesi ile birlikte süresi içinde Kuruma vermediği tespit edilenlerin aylıkları, bildirim yapılmaksızın söz konusu belgelerin intikaline kadar durdurulacaktır.

 

7) Aylıkları durdurulanların Kuruma ibraz edecekleri belgelerden ya da Kurumca yapılacak olan araştırma sonucunda, yurtdışında;

 

a) Çalışmadıkları, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almadıkları tespit edilenlerin aylıkları, durdurulduğu tarihten geçerli olmak üzere ödenecektir.

 

b)  Çalıştıkları, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği aldıkları tespit edilenlerin aylıkları, aylığın kesilmesi bölümünde yapılan açıklamalara göre kesilecek, yersiz yapıldığı tespit edilen ödemeler 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesi hükümlerine göre geri alınacaktır.

 

8) Yurtdışı hizmetlerini borçlanarak malullük veya yaşlılık aylığı bağlananların sosyal güvenlik kanunlarına göre aylık alma şartlarının devam edip etmediğinin tespitinde, “Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği”nde yer alan yoklama işlemleri ile ilgili hükümleri de uygulanacaktır.

 

6. Aylıkların kesilmesi ve yeniden bağlanması

 

Kanunun 6 ncı maddesinin (B) paragrafında ve Yönetmeliğin 15 inci maddesinde, borçlanılan sürelere istinaden bağlanan malullük ve yaşlılık aylıklarının kesilmesi ile yeniden bağlanmasına ilişkin esaslar belirlenmiştir.

 

Ayrıca, 5510 sayılı Kanunun sosyal güvenlik destek primine tabi tutulmak suretiyle aylıkların kesilmeksizin ödenmesine ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla yurtiçinde sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde de aylıkların kesilmesi söz konusu olabilmektedir.

 

6.1. 3201 sayılı Kanuna göre 

 

Kanunun 6 ncı maddesinin (B) paragrafına göre borçlanılan yurtdışı sürelerine göre bağlanan aylıklar, yurtdışında yabancı ülke mevzuatına tabi çalışmaya, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaya başlanılan tarihten itibaren kesilmektedir.

Yönetmelikte yer alan “kesin dönüş” ibaresinin tanımı ve 5754 sayılı Kanunla 3201 sayılı Kanuna eklenen geçici 7 nci maddenin 8/5/2008 tarihinden önce borçlandıkları yurtdışı hizmetlerine göre aylık bağlanmış olanların kazanılmış haklarının saklı tutulmasına ilişkin birinci fıkrası hükmü dikkate alınarak, aylıkların kesilmesi ve yeniden bağlanmasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır.

 

1) 2147 sayılı Kanuna göre borçlanarak aylık bağlanan veya bundan sonra bağlanacakların aylıkları yeniden yurtdışında çalışmaya başladıkları, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaya başlamaları durumunda kesilmeyecek, bunlar hakkında yurtiçinde sosyal güvenlik kanunlarına tabi çalışmaları halinde sosyal güvenlik destek primi hükümleri dahil olmak üzere ilgili sosyal güvenlik kanununun öngördüğü hükümler uygulanacaktır.

 

2) Kanuna göre yurtdışı sigortalılık sürelerini borçlandıktan sonra aylık talebinde bulunanlardan aylığın başlangıç tarihi itibariyle yurtdışında çalışmalarını sürdürdüğü aylık bağlanmadan önce tespit edilenlerin talepleri reddedilecektir. Bunlara, yurtdışındaki çalışmalarının sona ermesi kaydıyla yapacakları yeni tahsis taleplerine göre aylık bağlanacaktır.

 

3) Kanuna göre yurtdışı sigortalılık sürelerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananlardan aylığın başlangıç tarihi itibariyle yurtdışındaki çalışmalarının sona ermediği aylık almakta iken tespit edilenlerin aylıkları, aylık bağlanması için gerekli olan yurtdışındaki çalıştığı işten ayrılma şartının yerine gelmemesi gerekçesiyle başlangıç tarihinden itibaren iptal edilecektir. Ancak, yurtdışındaki çalışmanın sona erdiği tarih, tahsis talep tarihi olarak kabul edilerek bu tarihi takip eden aybaşından geçerli olmak üzere yeniden aylık bağlanacaktır.

 

4) Kanuna göre aylık almakta iken yeniden yurtdışında çalışmaya başladıklarının çalışıyorlarken tespiti halinde, aylıklar, çalışmanın başladığı tarihi takip eden ödeme dönemi başından geçerli olmak üzere kesilecek, çalışmanın sona ermesi kaydıyla yapılacak olan yeni tahsis talebine göre, varsa aylıklarda meydana gelen artışlar da uygulanmak suretiyle çalışmanın sona erdiği tarihi takip eden ödeme dönemi başından geçerli olmak üzere yeniden ödenmeye başlanacaktır.

 

5) Yurtdışında çalışıldığının çalışmanın sona erdiği tarihten sonra tespiti halinde ise, aylıklar kesilmeksizin ödenmeye devam edilecek, ancak çalışma süresince ödenen miktarlar yersiz ödeme olarak kaydedilerek geri alınacaktır.

 

6) Yukarıdaki 3 üncü ve 4 üncü maddeye göre yurtdışında çalışılan dönem içinde ve aylığın yeniden hesaplanması sonucu aylık miktarındaki düşüş nedeniyle aylığın yeniden başladığı tarihten sonra yapılan yersiz ve fazla ödemeler, 5510 sayılı Kanunun 96 ncı maddesine göre geri alınacaktır. Yine 3 üncü maddeye istinaden aylığın yeniden hesaplanması sonucu aylık miktarındaki yükselme nedeniyle aylığın yeniden başladığı tarihten sonraki ödeme süreleri için hesaplanan birikmiş aylık farkları da, yürürlükteki uygulamaya göre ödenecektir.

 

7) Aylık başlangıç tarihi itibariyle ya da aylık almakta iken yurtdışında isteğe bağlı prim ödemesi, çocuk yetiştirme sürelerinin ve sigortadan muaf cüzi çalışması bulunduğu tespit edilenler hakkında aylıkların iptali ya da kesilmesi yönünde bir işlem yapılmayacaktır.

8) Aylığın kesildiği süre içinde yurtdışında geçen sigortalılık sürelerinin Kanuna göre borçlanılması halinde, bu süreler ve bu sürelere ait prime esas kazançlar, ilgili mevzuat çerçevesinde yeniden aylık bağlanmasında değerlendirilecektir.

 

9) Yurtdışında ikamet ettikleri sürede yurtdışı hizmet borçlanmalarının da dikkate alınarak aylık bağlanması talebinde bulunan sigortalıların bazıları adına, ikamet ettikleri ülke mevzuatında aranılan yaş şartının oluşacağı tarihe kadar, fiilen bir iş yerinde çalışmadıkları halde bulundukları ülkelerde adlarına prim yatırılmaktadır. Örneğin Hollanda mevzuatına göre bu ülkede ikamet eden ve maluliyet oranları  % 80 –  % 100 arasında belirlenmiş ve yıllık kontroller sonucunda sağlık durumlarında herhangi bir değişme olmadığı ve düzelemeyecekleri kesinlik kazandığı için daimi iş göremez statüsünde sayılanlara 65 yaşına kadar “Daimi İş Göremezlik Nedeni ile Erken Emeklilik Aylığı” bağlanmaktadır. Bu durumda olanların,

 

a) Hollanda’da ikamet ettikleri sürece 65 yaşına kadar adlarına prim ödenmeye devam edilmektedir. Bu kimselerin aylık bağlanmasında aranan yurtdışında çalışmama şartını ortadan kaldıran bir durum söz konusu olmadığından, bu ülkede prim ödenen söz konusu sürelerdeki Kanuna göre aylık talepleri geçerli sayılacak, aylık bağlandıktan sonra bu şekilde prim ödeme halinin başlaması durumunda da aylıklar kesilmeyecektir.

 

b) Ülkemizin taraf olduğu diğer sosyal güvenlik sözleşmesi bulunan ülke mevzuatlarına göre malullük aylığı bağlandıktan sonra çalışılmadığı halde yine o ülkenin mevzuatında yer alan yaşlılık aylığına hak kazanma şartlarının yerine getirileceği tarihe kadar prim ödenmesi halinde de, bir önceki paragrafta yapılan açıklama paralelinde işlem yapılacaktır. İlgililerin talebi halinde, “yurda kesin dönüş” tanımının yapıldığı Yönetmeliğin yayımlandığı 6/7/2007 tarihinden sonra bu düzenlemenin aksine reddedilen tahsis talepleri geçerli sayılacak, kesilen aylıklar da yeniden bağlanacaktır.

 

10) Yurtdışında çalışma ile ilgili yukarıda açıklanan esaslar, aylık başlangıç tarihi itibariyle ya da aylık almakta iken yurt dışında ikamete dayalı sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği alanlar hakkında da uygulanacaktır.

 

11) Kanunun yürürlüğe girdiği 22/5/1985 tarihinden sonra yurtdışı sürelerini borçlanarak aylık bağlanan veya bağlanacak olanların aylıkları, 6/7/2007 tarihinden sonra yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaları halinde, bu ödenekleri almaya başladıkları tarihten itibaren kesilecektir. Bu tarihten önce yurtdışında ikamete dayalı bir sosyal sigorta yada sosyal yardım ödeneği almaya başlayıp, bu ödeneklerini bu tarihten itibaren de almayı sürdürenlerin ödenekleri kesilinceye kadar aylıkları kazanılmış hak olarak devam ettirilecektir. Ancak, bunların aylıkları, yurtdışında yeniden ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneği almaya başlamaları halinde kesilecektir.

 

6.2. İlgili sosyal güvenlik kanununa göre

 

Kanundan yararlanmak suretiyle yurtdışı borçlanma sürelerine göre malullük veya yaşlılık aylığı almakta iken yurt içinde sigortalı olmalarını gerektiren bir işte çalışmaya başlama halinde, tabi olunan sigortalık statüsünün öngördüğü aylık kesme hükümleri, Üçüncü Bölümün 7 nci alt başlığında açıklanan sosyal güvenlik destek primi uygulamasına ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla aynen uygulanacaktır.

Mülga 506 sayılı Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken;

 

1) 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamu idarelerinde herhangi bir kadro, pozisyon ve görevde 1/1/2005 tarihinden önce çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu tarihten, 1/1/2005 tarihinden sonra çalışmaya başlayanların ise çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilecek, bunların çalışmaya başladıkları  kadro, pozisyon ve görevlerinden ayrılarak yeniden tahsis talebinde bulunmaları halinde tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yeniden bağlanacak, yeni aylık, eski aylığın kesildiği tarihteki tutar aylıklara uygulanan artışlar kadar yükseltilerek hesaplanacaktır.

 

2) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında özel sektörde sigortalı olarak çalışmaya başlayanlardan kendi istekleri ile aylığın kesilmesi talebinde bulunanların çalışmaya başladıkları tarihten itibaren aylıkları kesilecek, işten ayrılarak yaşlılık aylığı verilmesi için yazılı talepte bulunan sigortalıya yeniden bağlanacak ve yaşlılık aylığı talep tarihini takip eden ödeme döneminden başlanarak ödenmeye başlanacak, yeni aylık eski aylığın kesildiği tarihten sonra aylıklara yapılan artışlar uygulanarak aylık başlangıç tarihi itibariyle bulunan tutarı ile emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmi aylığın toplamından oluşacak, emeklilik sonrası çalışmaya ait kısmi aylık, talep tarihindeki emeklilik öncesi ve sonrası prim ödeme gün sayısı toplamı üzerinden, hesaplanan yeni aylığın emeklilik sonrası prim ödeme gün sayısına orantılı bölümü alınarak hesaplanacaktır. Aylıkların kesilmemesi yönünde istekte bulunanlar  hakkında ise sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanarak aylıkların devamı sağlanacaktır.

 

3) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında çalışmaya başlayanlar hakkında isteklerine bakılmaksızın sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanarak aylıklarının ödenmesine devam edilecek, sosyal güvenlik destek primi aylıklarından kesilecektir.

 

Mülga 506 sayılı Kanuna göre malullük aylığı almakta iken;

 

1) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanların çalışmaya başladıkları tarihten itibaren aylıkları kesilecek, bunların çalıştığı işten ayrılarak yeniden tahsis talebinde bulunmaları halinde, kontrol muayenesi sonunda malullüğün devam ettiğinin anlaşılması şartıyla yeni aylıkları, yukarıdaki paragrafın  2 nci maddesinde belirtilen esaslar dahilinde yeniden hesaplanacaktır.

 

2) Yaptırılan kontrol muayenesinde yeniden tespit edilecek malullük durumuna göre malullük aylığı, sigortalının kontrol muayenesi isteğinde bulunması halinde, yazılı isteğini, yeni malullük durumuna esas tutulan rapor yazılı isteğini takip eden takvim ayından sonraki bir tarihi taşımakta ise bu raporun tarihini takip eden ay başından başlanarak gerekirse artırılacak, azaltılacak veya kesilecektir. Kabul edilir bir özrü olmadığı halde kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten sonraki ay başına kadar yaptırmayan sigortalının aylığı, kontrol muayenesi için belirtilen tarihten sonraki ay başından başlanarak kesilecektir. Şu kadar ki, kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten başlayarak üç ay içinde yaptıran ve malullük halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının aylığı, ödemenin kesildiği tarihten başlanarak verilecektir. Kontrol muayenesini Kurumun yazılı bildirisinde belirtilen tarihten üç ay geçtikten sonra yaptıran ve malullük halinin devam ettiği tespit edilen sigortalının aylığı ise rapor tarihinden sonraki ay başından başlanarak ödenecektir.

 

3) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanarak aylıkların devamı sağlanacak, sosyal güvenlik destek primi aylıklarından kesilecek, (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların ise aylıkları kesilmeyecektir.

 

Mülga 1479 Kanuna göre yaşlılık aylığı almakta iken;

 

1) 21/4/2005 tarihli ve 5335 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen kamu idarelerinde herhangi bir kadro, pozisyon ve görevde 1/1/2005 tarihinden önce çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları bu tarihten, 1/1/2005 tarihinden sonra çalışmaya başlayanların ise çalışmaya başladıkları tarihten itibaren kesilecek, bunların çalışmaya başladıkları kadro, pozisyon ve görevlerinden ayrılarak yeniden tahsis talebinde bulunmaları halinde tahsis talep tarihini takip eden aybaşından itibaren yeniden bağlanacak, yeni aylık, eski aylığın kesildiği tarihteki tutarı aylıklara uygulanan artışlar kadar yükseltilerek hesaplanacaktır.

 

2) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlardan kendi istekleri ile aylığın kesilmesi talebinde bulunanların aylıkları çalışmaya başladıkları tarihte kesilerek son defa prim ödedikleri basamaktan prim ödemeye devam edeceklerdir. Bunların tekrar yaşlılık aylığı talep etmeleri halinde, yeniden bağlanacak aylıkları, yukarıdaki ikinci paragrafın 2 nci maddesinde belirtilen esaslar dahilinde yeniden hesaplanacaktır. Kendi istekleri ile haklarında sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümlerin uygulanmasını talep edenlerin aylıkları kesilmeksizin ödenecektir.

 

3) 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olarak çalışmaya başlayanlar hakkında zorunlu olarak sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanarak aylıkların ödenmesine devam edilecek, (c) bendi kapsamında çalışmaya başlayanların ise aylıkları kesilecektir.

 

7. Sosyal güvenlik destek primi uygulaması

 

5754 sayılı Kanunla 3201 sayılı Kanunun 6 ncı maddesinin (B) fıkrasının ilk paragrafında 1/10/2008 tarihinden geçerli olmak üzere yapılan düzenlemeye göre, yurtdışında geçen sigortalılık sürelerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananlardan Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanların aylıkları kesilmekteydi.

 

19/6/2010 tarihli ve 27616 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 16/6/2010 tarihli ve 5997 sayılı “Bazı Kanunlarda ve 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun”un 15 inci maddesi ile Kanunun yukarıda belirtilen paragrafı değiştirilerek, yurtdışında geçen sigortalılık sürelerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananlardan Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanlar hakkında 5510 sayılı Kanunun sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümlerinin uygulanacağı esası getirilmiş, yeni düzenlemenin öngördüğü usul ve esaslar aşağıda açıklanmıştır:

 

1) Yurtdışında geçen sigortalılık sürelerini borçlanmak suretiyle aylık bağlananlardan 19/6/2010 tarihinden geçerli olmak üzere Türkiye’de sigortalı çalışmaya başlayanlar hakkında 5510 sayılı Kanunun sosyal güvenlik destek primine ilişkin 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ile 5754 sayılı Kanunla değişik beşinci fıkrası ve geçici 14 üncü maddesi hükümleri uygulanacaktır.

 

2) 5510 sayılı Kanunun 30 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi ile 5754 sayılı Kanunla değişik beşinci fıkrasına göre 2008 yılı Ekim (dahil) ayından sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra anılan Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç olmak üzere diğer alt bentlerine tabi çalışmaya başlayanlardan aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilecektir. Bunlardan, almakta oldukları aylıklarından sosyal güvenlik destek primi kesilecektir. Bu şekilde sosyal güvenlik destek primi ödeyenler, isterlerse aylıklarını kestirerek tüm sigorta kollarına tabi olabileceklerdir.

 

3) 2008 yılı Ekim (dahil) ayından sonra sigortalı olup, malullük aylığı bağlananların yeniden sigortalı işte çalışmaya başlamaları halinde, bunlar hakkında 5510 sayılı Kanunda sosyal güvenlik destek primi ödemelerine ilişkin bir hüküm bulunmadığından, aylıkları, anılan Kanunun 27 nci maddesine göre çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başından itibaren kesilecektir.

 

4) 5510 sayılı Kanunun geçici 14 üncü maddesine göre 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlardan malullük veya yaşlılık aylığı bağlananların 5997 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 19/6/2010 tarihinden sonra sigortalı olarak çalışmaya başlamaları halinde, aylık kesilmesine ilişkin hükümleri saklı kalmak kaydıyla sosyal güvenlik destek primine tabi olmak bakımından 5510 sayılı Kanunla yürürlükten kaldırılan 506, 1479 ve 2926 sayılı Kanunların sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümleri uygulanacaktır.

 

5) 5997 sayılı Kanunda, 1/10/2008 ila 19/6/2010 tarihleri arasında gerek aylık başlangıç tarihi itibariyle sigortalı işinden ayrılmadığı ya da faaliyetini sona erdirmediği gerekçesiyle aylıkları iptal edilenler, gerekse aylık başlangıç tarihinden sonra yeniden sigortalı bir işte çalışmaya ya da faaliyete başlaması nedeniyle aylıkları kesilenler hakkında belirtilen süre içinde sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. Ancak, bunların 19/6/2010 tarihinden sonra yeniden tahsis talebinde bulunmaları halinde, ilgili kanunlarda yazılı şartlarla yeniden aylık bağlanacak ve bu kanunlarda öngörülen sosyal güvenlik destek primine ilişkin hükümler uygulanacaktır.

 

8. Kısmi aylıkların tam aylığa dönüştürülmesi

 

Kanunun 9 uncu maddesine göre, talep halinde Kanunun 4 üncü madde hükmüne göre tahakkuk ettirilen borçlarını tamamen ödemeleri şartıyla sosyal güvenlik sözleşmelerine göre bağlanan kısmi aylıklar, borçların ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren tam aylığa çevrilecektir.

 

Bu uygulamada borç miktarının tahakkukunda sözleşme akdedilen ülkenin sigorta kurumlarınca gönderilmiş olan hizmet cetvelindeki tam aylığa yeterli olan gün sayıları esas alınacaktır. Ancak, istekleri halinde sigortalı veya hak sahipleri hizmet cetvelindeki gün sayılarının tamamını da borçlanabileceklerdir. Bunun için, “Yurtdışı Hizmet Borçlanma Talep Dilekçesi” ile kısmi aylığı bağlayan Kurum ünitesine başvuracaklardır.

 

Kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülmesi için talepte bulunanların borç tahakkuku, tebliği ve ödenmesine ait işlemler, Genelgenin ilgili bölümlerinde açıklanan esaslara göre sonuçlandırılacaktır.

 

Kısmi aylığın tam aylığa dönüştürülmesi için yurda kesin dönülmüş olması, yani yurtdışındaki çalışmanın sona ermesi, ikamete dayalı bir sosyal sigorta ya da sosyal yardım ödeneğinin alınmaması ile tahakkuk ettirilen borcun tamamının ödenmiş olması şartları aranacaktır.

 

Kısmi aylık; borcun ödendiği tarih kesin dönüş tarihinden önce ise kesin dönüş tarihini, borcun ödendiği tarih kesin dönüş tarihinden sonra ise borcun ödendiği tarihi takip eden aybaşından itibaren tam aylığa yükseltilecektir.

 

Kısmi aylıkların tam aylığa dönüştürülmesi sırasında; sözleşme aylığı isteğinde bulundukları tarihteki yaşları, borçlanma karşılığı kazandıkları gün sayıları ve Türkiye’deki diğer prim ödeme gün sayıları, borçlanma karşılığı hesaplanan kazançları ile gerekli olması halinde Türkiye’deki diğer prim ödeme gün sayıları karşılığında elde edilen kazançları ve  kısmi aylığın başlangıç  tarihindeki sigortalılık süresi esas alınacaktır.

 

Tam aylık bağlanması için gerekli şartların tespitinde, sözleşme aylığı talebinde bulunulan tarihteki ilgili sosyal sigorta kanunlarına  (506, 1479, 2925, 2926 ve 5510 sayılı kanunlar) ait hükümlerin öngördüğü prim ödeme gün sayısı veya hizmet yılı şartı aranacaktır. Kısmi aylık bağlanırken geçerli olan sigortalılık süresi ve yaş şartı, tam aylık bağlanabilmesi için de geçerli olacağından bu şartlar için ayrı bir tespit yapılmayacaktır.

 

Kısmi aylık talebinde bulundukları tarihte birden çok aylık bağlama şartını yerine getiren sigortalıların aylıklarının tam aylığa yükseltilmesinde aylığa yetecek borçlanma gün sayısı, yazılı talepte bulunmaları halinde en düşük prim ödeme gün sayısı şartına göre belirlenebilecektir. Örneğin 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında sigortalı olup, 55 yaş, 15 yıllık sigortalılık ve 3600 gün prim ödeme şartı ile birlikte 55 yaş 5000 gün prim ödeme şartını yerine getirenler, yazılı talepte bulunmaları halinde akit ülkedeki sigortalılık sürelerini Kanuna göre borçlanarak Türkiye’deki gün sayılarını 3600 güne tamamlayabileceklerdir.

 

Borçlarını ödedikleri / yurda kesin dönüş yaptıkları / aylık isteğinde bulundukları / öldükleri tarihteki yeni gün sayıları ve aylık bağlama oranları (ABO1, ABO2, ABO3) da dikkate alınarak hesaplanan yeni aylıklar ödenecektir.

 

5510 sayılı Kanunun geçici 1 inci maddesinin üçüncü fıkrası ise “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibariyle 17/7/1964 tarihli ve 506 sayılı ve 27/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı kanunlara göre ödenmekte olan sosyal yardım zammı ile telafi edici ödeme tutarları, bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte ödenen tutarlar esas alınarak, ilgililerin gelir ve aylıklarına ilave edilerek ödenir. Sosyal yardım zammının ilavesinde tamamı dağıtılacak şekilde, hak sahiplerinin gelir ve aylıklarındaki hisseleri esas alınır” hükmünü içermektedir. Bu çerçevede, kısmi aylıkları 2008 yılı Ekim ayı başından sonraki bir tarihte tam aylığa dönüştürüleceklerin, tam aylığın başlangıç tarihi itibari ile hesaplanan aylıklarına ayrıca sosyal yardım zammı miktarının tamamı (4,69 Türk Lirası) dikkate alınarak 2008 yılı Ekim ayı başından tam aylığın başlangıç tarihine kadar aylıklara uygulanan artış oranları kadar artırılmak suretiyle bulunan miktar da ilave edilecektir.

 

Kanunun 25/4/2003 tarihinden önceki hükümlerine göre yurtdışındaki sigortalılık sürelerini 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında borçlandıktan sonra anılan fıkranın (b) veya (c) bendi kapsamındaki sigortalılık statüsünün öngördüğü mevzuat ya da 506 sayılı Kanunun geçici 20 nci maddesine tabi sandıklar mevzuatına göre sözleşme aylığı bağlananların, borçlanılan sürelerle 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında tam aylık bağlanabiliyor ise 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamında tam aylık bağlanacak sözleşme aylıkları, tam aylığın başlangıç tarihinden itibaren kesilecektir.

 

Kısmi aylık bağlandıktan sonra başka bir sigortalılık statüsünde çalışanlardan yurtdışı borçlanması yaparak aylıklarını tam aylığa yükseltmek isteyenlerin bu talebe ilişkin işlemleri, kısmi aylık bağlanan sigortalılık statüsüne göre neticelendirilecektir.

 

Türkiye-Almanya Sosyal Güvenlik Sözleşmesine göre 1/7/2010 tarihi öncesi ve sonrası ayrımı yapılmadan gerek merkezde, gerekse sosyal güvenlik il müdürlüklerinde / sosyal güvenlik merkezlerinde bağlanan kısmi aylığın 1/7/2010 tarihinden sonra yapılacak olan borçlanma taleplerine göre tam aylığa yükseltilmesine ait işlemler, sosyal güvenlik il müdürlüklerinde / sosyal güvenlik merkezlerinde yürütülecektir.

 

Sözleşmeli ülke sigorta kurumunca kısmi aylık bağlanmış olmakla birlikte Kurumumuzca kısmi aylık bağlanmasına ilişkin işlemleri devam ederken Kanuna göre yurtdışında geçen süreleri borçlanma talebinde bulunan sigortalıların kısmi aylık bağlanmasına ilişkin işlemlerinin sonuçlandırılması beklenmeden borçlanma ve buna bağlı olarak aylık bağlama işlemleri sonuçlandırılacaktır.

 



Hakkında admin

Ayrıca bakınız

yurt-disi-borclanma1-240x169

YURT DIŞI HIZMET BORÇLANMASI

Yurt Dışı Hizmet Borçlanması Yurtdışında çalışan vatandaşlarımızın çalışmalarının değerlendirilmesi amacıyla önce 30.05.1978 tarihinde 2147 sayılı ...

3 Yorumlar

  1. ahmet sakir ozyilmaz

    sigorta numaram 10637162 10.03.1976 oldum 2270 gun sigortali calistim istanbulda askerlik 600 gun var odemedim 1993 yilindan beri rusyadayim rus firmalarinsda calistim ben nasil emekli olurum saygilarimla

  2. ahmet sakir ozyilmaz

    dodumtarihim 1957 dir

  3. rusyada çalıştığınızı belgelerseniz türkiyeden borçlanıp emekli olabilirsiniz

Bir Cevap Yazın